Beslenme ve Diyetetik
Beslenme ve Diyetetik Bölümü Hakkında
Beslenme ve diyetetik bölümü beslenme ve diyetetik olarak da bilinmektedir. Dünyam Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde bireylere sağlıklı bir yaşam için doğru beslenme adımları öğretilmektedir. Beslenme; büyüme, yaşamın sürdürülmesi ve sağlığın korunması için besinlerin kullanılmasıdır. Toplumda genellikle beslenme bir hastalık oluşması durumunda dikkat edilecek bir kavram olarak görülmektedir. Fakat yapılan araştırmalarda bireysel diyet ve sağlık uygulamalarının düzeltilmesi, önlenebilir hastalıkları, sakatlıkları ve erken ölümleri azaltmaktadır. Beslenme yetersizliği ve dengesizliği bazı hastalıkların oluşmasında doğrudan, bazılarında ise dolaylı bir nedendir. Dünyam Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümleri’nde beslenme ve diyet üzerine kapsamlı hastalıklarda bireye özgü diyet programları ve beslenme eğitimleri konularında hizmet verilmektedir., Obezite günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde en önemli sağlık sorunu olarak gündemde yerini almaktadır. Fazla kilo ve obezitenin getirdiği hastalıklar ülkelere can kaybı ve ekonomik yönden yük getirmektedir. Obezitenin beslenme ile ilişkisi büyüktür. Sağlıklı beslenme ile kişiler obezitenin getirdiği hastalıklardan korunmakla beraber, toplumdaki iş gücü kaybını da önlemektedir.
Günümüzde obezitenin getirdiği birçok hastalığın önlenmesinde, tedavisi sırasında ve hastalık sonrasında hastanın beslenme durumunun saptanarak, kişiye özgü, yeterli ve dengeli beslenme programları ile takip edilmesi gerekmektedir. Aynı şekilde anoreksiya ya da kilo alamama gibi sorunlarda da ciddi bir beslenme programı uygulanmalıdır. Bunun yanında diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, kanser, böbrek sorunları gibi farklı konularda da beslenmenin önemi büyüktür. Beslenme ve Diyet Bölümü’nde multidisipliner bir anlayışla kişinin sağlık, yaş, beslenme alışkanlıkları gibi durumları göz önünde bulundurularak kişiye özel bir diyetle sağlıklı beslenme öğretilmektedir.
Koruyucu Beslenme
Koruyucu Beslenme yaklaşımı, yaşamın her döneminde doğru beslenme alışkanlıklarının kazandırılmasına odaklanır. Bu kapsamda, çocukluk döneminden emzirme sürecine kadar geniş bir yelpazede bireylere bilimsel temelli danışmanlık sağlanır.
- Çocukluk çağı beslenmesi: Yetişkinlik döneminde görülen birçok hastalığın temeli çocukluk çağında atılır. Çocuğunuzun doğru beslenme eğitimi alıp almadığından emin misiniz? Evde doğru rol model olunması, okulda beslenme düzeninin uygun şekilde yönlendirilmesi ve sağlıklı alışkanlıkların erken dönemde kazandırılması kritik önem taşır. Tüm bu süreçlerde departmanımız, çocuğunuza en doğru beslenme eğitimini verebilmeniz için kapsamlı danışmanlık sunar.
- Ergenlik çağı beslenmesi: Bu dönem, fiziksel görünüm kaygısının belirginleştiği ve yanlış beslenme uygulamalarının hızla yayılabildiği bir süreçtir. Ergenler, kulaktan dolma bilgilerle sağlıksız yöntemlere başvurabilir. Oysa büyüme ve gelişme hala devam etmektedir. Hatalı beslenme davranışları, ilerleyen yaşlarda kalıcı sağlık sorunlarına yol açabilir. Departmanımız, bu dönemde doğru beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi için profesyonel yönlendirme sağlar.
- Gebelik dönemi beslenmesi: Gebe kalmayı planlayan bireyler için ideal beslenme düzeninin oluşturulması, hem anne hem bebek sağlığı açısından önemlidir. Gebelik sürecinin her aşamasında sağlıklı kilo artışının yönetimi, bebeğin gelişim ihtiyacına uygun makro ve mikro besin alımının planlanması ve emziklilik dönemine hazırlık konularında uzman desteğimizden faydalanabilirsiniz.
- Emzirme dönemi: Emzirme sürecinde annenin beslenmesi, hem sütün kalitesi hem de annenin kendi metabolik sağlığı açısından belirleyici bir faktördür. Bu dönemde annelerin sağlıklı bir şekilde süt üretimini sürdürebilmeleri ve gereksiz kilo artışı yaşamamaları için kişiye özel beslenme planları departmanımız tarafından titizlikle hazırlanır.
Tedavi Edici Beslenme
Tedavi Edici Beslenme, çeşitli hastalıkların seyrini kontrol altına almak, komplikasyon riskini azaltmak ve hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla bilimsel temellere dayalı tıbbi beslenme tedavisini kapsar. Her bireyin klinik tablosu, biyokimyasal değerleri ve yaşam alışkanlıkları dikkate alınarak kişiye özel beslenme planları oluşturulur.
- Kalp Hastalıkları: Kolesterol ve kan yağları yüksekliğinde, diyette alınan doymuş yağ, trans yağ ve kolesterol miktarının dengeli biçimde yönetilmesi esastır. Beslenme tedavisi; kan yağlarını kontrol altına almak, damar sağlığını desteklemek ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak üzere bireye özel şekilde planlanır.
- Şeker Hastalığı (Diyabet) – Gebeliğe Bağlı Şeker Hastalığı: Kan şekeri dengesinin korunması, ideal kilonun sürdürülebilmesi ve diyabete bağlı gelişebilecek diğer hastalıkların önlenmesi için medikal beslenme tedavisi uygulanır. Karbonhidrat dağılımı, glisemik indeks kontrolü ve porsiyon yönetimi bireye göre tasarlanır.
- Gut Hastalığı: Ürik asit seviyesinin ideal aralıkta tutulabilmesi için pürinden sınırlı beslenme protokolleri uygulanır. Beslenme tedavisi; atakların önlenmesi, eklem sağlığının korunması ve metabolik yükün azaltılması amacıyla kişiye özel olarak şekillendirilir.
- İdrar Yolu ve Böbrek Taşları: Taş oluşumu, gerekli önlemler alınmadığında tekrarlayabilen bir klinik tablodur. Taşın kimyasal yapısına göre (kalsiyum oksalat, ürik asit, sistin vb.) kişiye özel beslenme tedavisi belirlenir. Tedavinin amacı, yeni taş oluşumunu engellemek ve mevcut taş oluşum riskini azaltmaktır.
- Böbrek Hastalığı: Böbrek fonksiyonlarındaki kayıp düzeyine ve biyokimyasal sonuçlara göre protein, sodyum, potasyum ve fosfor alımı titizlikle planlanır. Amaç, böbrek yükünü azaltmak ve hastalığın ilerlemesini kontrol altına almaktır.
- Beslenme Bozukluğu (Malnütrisyon): Yanlış beslenme uygulamaları, kronik hastalıklar (kanser, AIDS, bağırsak hastalıkları vb.) veya yetersiz alım nedeniyle ortaya çıkabilen malnütrisyon; bireyin aldığı besinler ile gerçek ihtiyaçları arasındaki dengesizliğe dayanır. Tedavi sürecinde kişinin tüketebildiği miktar ile fizyolojik gereksinimleri arasında optimal denge kurularak kapsamlı bir tıbbi beslenme tedavisi uygulanır.
Şişmanlık (OBEZİTE)
Şişmanlık, dünya genelinde ve ülkemizde hızla artan prevalansı ile hem bireysel hem de toplumsal ölçekte önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Yalnızca fiziksel görünümü etkilemekle kalmaz; diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları ve metabolik sendrom gibi kronik hastalıkların oluşumunda kritik bir risk faktörü olarak karşımıza çıkar.
Enerji alımı ile enerji harcaması arasındaki kronik dengesizliğe bağlı olarak yağ dokusunun aşırı artması şeklinde tanımlanan şişmanlık; multifaktöriyel yapıda olup genetik, çevresel, hormonal ve davranışsal etmenlerin etkileşimi sonucunda gelişir. Bu nedenle tıbbi açıdan mutlaka tedavi edilmesi gereken kompleks bir hastalıktır.
Şişmanlığın değerlendirilmesinde birçok yöntem kullanılmakla birlikte, en yaygın ve pratik yaklaşım Beden Kitle İndeksi (BKİ) ölçümüdür. BKİ; yetişkin bireylerde vücut ağırlığının boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle hesaplanır ve bireyin ağırlık durumunu kategorize etmede kritik rol oynar.
BKİ Formülü: Ağırlık (kg) / Boy (m²)
- 18.9 kg/m² ve altı: Zayıf
- 19 – 24.9 kg/m²: Normal
- 25 – 29.9 kg/m²: Toplu (Hafif Şişman)
- 30 – 34.9 kg/m²: Şişman (Obez) — Sağlık açısından riskli
- 35 kg/m² ve üzeri: Aşırı Şişman — Sağlık açısından çok riskli
Kilo Alamama ve Beslenme Bozukluklarının Tedavisi
Kilo alamama, yetersiz beslenme alışkanlıkları, metabolik düzensizlikler veya psikolojik faktörlere bağlı olarak ortaya çıkan önemli bir sağlık problemidir. Bu durum yalnızca vücut ağırlığını etkilemez; bağışıklık sistemi zayıflığı, enerji düşüklüğü ve organ fonksiyonlarında gerileme gibi çok yönlü etkiler doğurabilir.
Beslenme bozuklukları ve dengesizliği; kilo almanın yanı sıra kilo alamama sorununu da beraberinde getirebilmektedir. Anoreksiya, bulimia gibi yeme bozuklukları ise ciddi tıbbi ve psikolojik müdahale gerektiren klinik tablolardır. Bu kapsamda kişiye özel sağlıklı beslenme programları, düzenli takip süreçleri ve gerekli durumlarda psikolojik destek tedavileri ile beslenme problemlerine bütüncül bir yaklaşımla etkin şekilde müdahale edilmektedir.